Fidel’in Anısına Saygıyla
26 Kasım 2017 · Sevdalım Hayat
Ne zaman Fidel’in adı geçse, Fidel’imizin; ne zaman mutluluk sözcüğünü duysak, gelecek günlerimizin; yaşanmamış en güzel günlerin umuduyla, aklımıza bu dizeler düşer, Nazım’ın. Şairimiz, ustamız! Nazım’ı anmadığımız bir gün olabilir mi ki? Yüzlerce, binlerce dizesi, aklımızdan çıkabilir mi? Güncel gelişmelerde de, hayata dair kadim meselelerde de tekrar tekrar ortaya çıkar Nazım. İşyerinde, apartmanda, okulda, yaşadığımız hayata doğru açıdan bakmamızı sağlayan penceremizdir bizim. Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta, üstümüze üstümüze gelen yalanlara karşı bilincimizdir. En karanlık günlerde yolumuzu şaşırmamızı önleyen deniz fenerimizdir. Oy kullanmaya mı gideceksiniz, bir arkadaşınıza hediye mi alacaksınız, sevgilinize sürpriz mi yapacaksınız… Bir harekete mi katılacaksınız, bir dostu mu eleştireceksiniz, bir haksızlığa mı uğradınız… Kararsız kaldığımızda, karanlık günler yaşadığımızda, kaldırırız başımızı, o ışığa bakarız, o fenere yöneliriz. Hiç kaybolmayız bu dünyada. Pop kültürüne, arabeske, magazinselleşmeye karşı direnirken de en güçlü kaynağımızdır Nazım. Önleyemedikleri, yok edemedikleri Nazım’ı, kendilerine benzetme çabası boşunadır. Örneğin, hani şu “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin, Abidin?” dizesini alıp sahte duygularla kullanırlar ya! Gülüp geçeriz. İşte böyle bir 25 Kasım günü, Fidel’in ölüm yıldönümünde, Fidel’imizin; tam zamanıdır o şiiri hatırlatmanın. 1961 Havana’sını gören, Küba seyahatinden dönen Nazım’ın, dünyanın en güzel mutluluğundan söz ettiği o şiiri… Fidel’in adı geçen, içinde Fidel’in yaşadığı en güzel şiirden birkaç bölüm: sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin işin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 1961 yazı ortalarında Küba'nın resmini yapabilir misin çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstat … bir el gördüm Havana'nın 150 kilometre doğusunda deniz kıyısına yakın bir duvarın üstünde bir el gördüm ferah bir türküydü duvar el okşuyordu duvarı el altı aylıktı okşuyordu boynunu anasının on yedi yaşındaydı el ve Mariya'nın memelerini okşuyordu avucu nasır nasırdı ve Karayip denizi kokuyordu yirmi yaşındaydı el ve okşuyordu boynunu altı aylık oğlunun yirmi beş yaşındaydı el ve okşamayı unutmuştu çoktan otuz yaşındaydı el ve Havana'nın 150 kilometre doğusunda deniz kıyısında bir duvarın üstünde gördüm onu okşuyordu duvarı sen el resimleri yaparsın Abidin bizim ırgatların demircilerin ellerini Kübalı balıkçı Nikolas'ın da elini yap karakalem kooperatiften aldığı pırıl pırıl evinin duvarında okşamaya kavuşan ve okşamayı bir daha yitirmeyecek Kübalı balıkçı Nikolas'ın elini … Fidel'in sözleri gibi bereketli topraklarda şekerkamışı hızıyla fışkırıp yeşerip ballanan umutların eli … mitralyözü türküleştiren türküleri mitralyözleştiren el yalansız hürriyetin eli Fidel'in sıktığı el ömrünün ilk kurşunkalemiyle ömrünün ilk kâadına hürriyet sözcüğünü yazan el … mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin * Henüz yaşanmamış günlerimizin bu en güzel sözleriyle, Fidel’in anısına saygılarımızı sunuyoruz. Zafer Köse zaferxkose@gmail.com